JOSEF STALİN


Josef Stalin, 18 Aralık 1879’da Gürcistan’ın Gori kasabasında doğdu. Asıl adı İoseb (Yusef) Vissarionovich Cugaşvili olan Stalin’in babasının kunduracı annesinin ise köle olduğu biliniyor.

Gori’de eğitim Rusça veriliyordu ancak Stalin’in anadili Gürcüce’ydi. 1888 yılında eğitim hayatına başlayan Stalin bu nedenle oldukça sıkıntı çekti ancak 1894 yılında yüksek akademik başarıyla mezun oldu.

Başarılı mezuniyetinin ardından Tiflis’te ilahiyat eğitimi almaya başladı. 1 yıl sonra ise Çarlık Rusyası’na karşı örgütlenen Marksist bir gruba katıldı.

3 yıl boyunca Marksist düşünce gruplarıyla Marx ve Engels’in manifestoları üzerinde çalıştı. Ağustos 1898’de ise Marksist grupları birleştirmek için bir program hazırlamaya başladı. Aynı yıl Gürcistan Sosyal Demokrat Organizasyonu’na katıldı.

29 Mayıs 1899’da bu çalışmaları nedeniyle okuldan uzaklaştırılan Stalin, aynı yılın kasım ayında Tiflis Fizik Gözlemevi’nde çalışmaya başladı.

Rusya Sosyal Demokratik Partisi’nin lideri konumunda olan Stalin, Ketshoveli ve Tsulukidze toplantılara devam ediyor, bildiriler yayımlıyor ve örgütü git gide büyütüyorlardı.

31 Aralık 1901’de yılbaşı partisi görünümündeki bir toplantıda çalışmalarını tanıttı ve Kasım 1902’de Rusya Sosyal Demokrat İşçi Partisi’nin Tiflis komitesine seçilip Batum’a gönderildi.

Sürgün yılları

Batum’da oldukça geniş kitlelere ulaştı ve işçi sınıfını kendi tarafına çekti. 9 Mart 1902’de düzenlediği bir politik gösteride 6000’in üstünde işçi polisle çatışmaya girdi. Bu çatışma aynı zamanda birçok göstericinin yaralanmasına ve ölmesine neden oldu.

9 Mart’ta ölen arkadaşlarının anısına 12 Mart'ta yine Stalin önderliğinde bir yürüyüş daha düzenlendi. Bu iki olay Stalin’in tutuklanmasıyla sonuçlandı. Stalin 6 Nisan 1902’den 19 Nisan 1903’e kadar hapis yattı ama faaliyetlerini sürdürmeye devam etti.

Sürgün hayatı devam eden Stalin, Ocak 1909’da Vologda Hapishanesi'ne gönderildi. Ancak bu süre içinde hastalandığı için hastaneye kaldırıldı ve bu hastalığı fırsat bilip hapishaneden kaçtı.
josef stalin 
St. Petersburg’da saklanan Stalin çalışmalarına devam ediyordu ve bir süre sonra gizlice Bakü’ye kaçtı.

1910 yılında yakalandı ve Bailov Hapishanesi'ne gönderildi. Stalin, hapishanede de Lenin ile yazışmalarına devam ediyor, Lenin’in fikirlerine bağlı kalmayı sürdürüyordu.

1910 yılında Bolşevik Partisi’nin merkez komitesine temsilci olarak atanan Stalin, seçimde oy kullanacak işletmecilere karşı Ekim 1912’de düzenlenen protesto yürüyüşünün önderiydi.

İhtilalin sinyalleri verilmeye başlandı ve 1917 yılında Lenin Bolşeviklerin lideri konumuna geldi.

Ekim Devrimi

Gregoryen takvime göre 25 Ekim 1917'de, Miladi takvime göre ise 7 Kasım1917'de Bolşevik Devrimi gerçekleştirildi


Çarlık Rusyası’nda Lenin önderliğindeki Bolşevikler Petrograd’daki Kışlık Saray’a el koydu ve Sovyetler Birliği kuruldu.

Sibirya’da sürgünde olan Stalin ve İsviçre’de sürgünde olan Lenin 1917 Ekim Devrimi’nin ardından bir araya geldi ve çalışmaya başladı.

Ekim Devrimi’yle birlikte Lenin’in başkanlığındaki Sovyet hükümetinde Milliyetler Halk Komiseri olan Stalin, Temmuz 1917’de Finlandiya’ya sürgüne giden Lenin’in yerine parti yönetimini üstlenmişti.

Lenin geçirdiği felç nedeniyle 1922 yılında siyasetten uzaklaştı. Aynı dönemde Bolşevik Partisi’nde genel sekreterlik kurumu açıldı ve Stalin partinin genel sekreteri oldu.

1924 yılında Lenin’in ölümü beraberinde parti içinde bölünmeleri de getirmişti. Troçkizm ve Stalinizm akımları ortaya çıkmış ve bu akımların destekçileri arasında büyük çatışmalar başlamıştı.

İktidara geçiş

Lenin’in ölümü ile iktidara gelen Stalin, SSCB’nin (Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği) başındaki en güçlü adamdı.

Sovyet Birliği’ni sert ve acımasız bir bürokratik sistemle idare etmeye başlayan Stalin, 1920-1930 yılları arasında sağ ve sol ideolojik mücadele adına binlerce insanı sürgüne gönderdi, ölümcül çalışma kamplarına hapsetti.

Rusya’yı oldukça katı bir şekilde kontrolü altına alan Stalin, Marksist yönü baskın olan Troçki’ye karşı sürekli mücadele etti.

Stalin’in iktidara gelmesiyle ülkeden ayrılan Troçki de Stalin’e ve onun yönetimine karşı mücadelesini sürdürmeye devam ediyordu.

2.DÜNYA SAVAŞI 

II. Dünya Savaşı başladığında Stalin, hem parti lideri, hem hükümet başkanı hem de Sovyet orduları başkomutanıydı.

II. Dünya Savaşı sırasında Kızıl Ordu ile Nazilerin karşı karşıya geldiği Stalingrad Savaşı (21 Ağustos 1942-2 Şubat 1943) birçok kaybın verilmesine neden oldu ancak Kızıl Ordu Hitler’e karşı mücadeleyi kazandı.

Stalin diktatörlüğü, 5 Mart 1953 yılında sona erdi. Stalin bu tarihte beyin kanaması geçirdi ve 74 yaşında hayata gözlerini yumdu.
.
Paylaş

ömer faruk yılmaz

  • Image
  • Image
  • Image
  • Image
  • Image
    Blogger Comment
    Facebook Comment

0 yorum:

Yorum Gönder