Necip Fazıl Şiirleri Ve Sözleri

necip fazıl


  • Ölüm güzel şey budur perde ardından haber
    Hiç güzel olmasaydı ölür müydü Peygamber?
  • Ölüm zorların zoru, yaşamak ondan da zor!
  • Çile çekmeyen insandan adam olmaz..
  • Konuşsam dilim yanar, sussam kalbim.
  • Ağlayabilseydiniz; anlayabilirdiniz…
  • Ne hasta bekler sabahı,
    Ne taze ölüyü mezar,
    Ne de şeytan bir günahı,
    Seni beklediğim kadar.
  • Allah’ım!
    Senden ne gelecekse gelsin.
    Sen ki Rahmetinle de kahrınla da güzelsin..
  • Surda bir gedik açtık mukaddes mi mukaddes.
    Ey k*hpe rüzgar artık ne yandan esersen es..
  • Tutuşturanlar lügat kitabını elime,
    Bilsinler Allahtan başka bilmiyorum kelime.
  • Fezada “Allah diye bir şey yok” iddiası,
    Gel gör kaç füzeye denk, bir müminin duası.
  • Bu kasvet dünyasında kalmadı özlediğim,
    Namaz vaktinden başka anını gözlediğim…
  • Neye yaklaşsam, sonu uzaklık ve kırgınlık;
    Anla ki, yok, Allah’tan başkasıyla yakınlık …
  • Her fikir, her inanış, tek mevsimlik vesselam;
    Zaman ve mekan üstü biricik rejim, İSLAM.
  • Kader, beyaz kağıda sütle yazılmış yazı,
    Elindeyse, beyazdan gel de sıyır beyazı…
  • Tek neşe bu dünyada, var olmanın sevinci;
    Ve tek ilim, varlığın bilinmeden bilinci…
  • Neye baksam aynı şey, neyi görsem aynı şey…
    Olan sensin, hey gidi hakikat sultanı hey!
  • İman, ihlas, vecd ve aşk, bunlar birer kelime…
    Kelimeyi boğardım verselerdi elime…
  • Bu yük senden Allahım, çekeceğim, naçarım!
    Senden sana sığınırım, senden sana kaçarım…
  • Bir bölünmez ki, insan, onu zaman bölüyor;
    İnsan her an dirilip, her saniye ölüyor…
  • Hasret bir rüzgâr, kapı kapı aralar geçer;
    Gördüğüm her güzel şey, beni yaralar geçer…
  • Mutlu adam, www.orjinalsozler.com dünyayı bir acı gurbet bilen; Öz vatan pınardan, ölümü şerbet bilen…
    Mutlu adam, www.orjinalsozler.com dünyayı bir acı gurbet bilen; Öz vatan pınardan, ölümü şerbet bilen…
  • Uyumak istiyorum başım bir cenk meydanı,
    Harfsiz ve kelimesiz düşünmek Yaradanı!..
  • Nefes alırken bile inkisar ve pişmanlık;
    Kimse edemez bana, benim kadar düşmanlık.
  • İnsan, yaklaştığınca yaklaştığından ayrı;
    Belli ki; yakınımız yoktur Allah’tan gayrı..
  • Sizin oynadığınız uzun eşek birdirbir
    Ya bizim ki o tek yol bir tanedir birdir bir..!
  • Ne ağır imtihandır başındaki Sakarya
    Bin bir başlı kartalı nasıl taşır kanarya?
  • Rahminde cemiyetin, ben doğum sancısıyım!
    Mukaddes emanetin dönmez dâvacısıyım.
  • Gözüm aklım fikrim var deme, hepsini öldür.
    Sana göl gibi gelen o çöl diyorsa çöldür.
  • Diyorlar bana: Kalsın şiir de https://www.orjinalsozler.com/necip-fazil-kisakurek-sozleri söz de yerde!  Sen araştır, göklere çıkan merdiven nerde?
    Diyorlar bana: Kalsın şiir de https://www.orjinalsozler.com/necip-fazil-kisakurek-sozleri söz de yerde!  Sen araştır, göklere çıkan merdiven nerde?
  • Hangi dağa tırmansam muradım ötesinde
    Murad bugün değil her günün ertesinde.
  • Halim açık denizde düdük çalan bir gemi,
    Kim duyar ötelerden haber veren bestemi.
  • Akıl akıl olsaydı adı gönül olurdu,
    Gönül gönlü bulsaydı bozkırlar gül olurdu..
  • Yarın elbet bizim, elbet bizimdir;
    Gün doğmuş, gün batmış, ebed bizimdir!
    ‘Tomurcuk derdinde olmayan ağaç, odundur.’
  • Kadın; Hristiyanlıkta yol kesici bir engel,
    İslamda ise yol açıcı bir kanattır.
  • Ey düşmanım, sen benim ifadem ve hızımsın,
    Gündüz geceye muhtaç, bana da sen lazımsın.
  • Uzanıverse gövdem, taşlara boydan boya,
    Alsa buz gibi taşlar, alnımdan bu ateşi,
    Dalıp; sokaklar kadar esrarlı bir uykuya,
    Ölse, kaldırımların kara sevdalı eşi!
  • Ruhumu eritip de kalıpta dondurmuşlar,
    Onu ‘İstanbul’ diye toprağa kondurmuşlar.
  • Beni kimsecikler okşamaz madem,
    Öp beni alnımdan, sen öp seccadem.
  • İhya etmek için ne kadar ilim lazımsa,
    İmha için de o kadar cehalet kafidir.
  • Dağı tanıyan, nasıl tanımaz uçurumu?
    Madem ki yükseliş var, iniş olmaz olur mu?
  • Geçti, isteme gelmeni,
    Yokluğunda buldum seni.
  • Bir kalbim var ki benim, sevdiğinden burkulur,
    Kahredenden ziyade, sevilenden korkulur.
  • Uğruna ölmekse seni yaşatmak,
    Bin kere ölürümde adına leke sürdürmem,
    Gururdur, namustur, Bayrak ve Sancak,
    Aksada kanım zalimi güldürmem!
  • Kapı kapı bu yolun son kapısı ölümse,
    Her kapıda ağlayıp o kapıda gülümse.
  • Anladım işi; San’at ALLAH’ı aramakmış,
    Marifet bu, gerisi yalnız çelik çomakmış.
  • Annesi gül koklasa ağzı gül kokan çocuk
    Ağaç içinde ağaç geliştiren tomurcuk
    Çocukta uçurtmayla göğe çıkmaya gayret
    Karıncaya göz atsa niçin? Nasıl? ne hayret.
  • Sual = Ey veli, insan nasıl olmalı, söyle!
    Cevap = Son anda nasıl olacaksa hep öyle!
  • Bir anlık emanete ne türlü övünelim,
    Gel, rahmet kapısında ağlaşıp dövünelim.
  • Ellerime uzanan dudakları tepeyim,
    Allah diyen, gel, seni ayağından öpeyim.
  • Aşk korkuya peçedir, korku da aşka perde
    Allah’tan nasıl korkmaz, insan onu sevse de.
  • ” Nefis için yazdığı Şiir’i”
    Güneşle bir tutsam girmez hizaya
    Dar bulur sığmam der, dipsiz fezaya
    Kuyruk salar, sonra hırlar ezaya
    Benim nefsim, benim nefsim..ne köpek
  • Her ağızda her telde fanilik dırıltısı,
    Sonunda tek bir şarkı, tabutun gıcırtısı.
  • Ey gönül, gidenden ümidini kes!
    Kaçan bir hayale benziyor herkes,
    Sanki kulağıma gaipten bir ses,
    Buluşmalar kaldı mahşere diyor.
  • Öyle bir devim ki, hakikatte pireyim,
    Bir delik gösterin de utancımdan gireyim.
  • Gözler, ya merhamet ya da neferetin ışıldadığı bir kandildir.
  • Bir tohumda; gövdesi, dalları, yaprakları ve meyvesiyle bütün bir ağaç gizlidir.
Paylaş

ömer faruk yılmaz

  • Image
  • Image
  • Image
  • Image
  • Image
    Blogger Comment
    Facebook Comment

4 yorum:

  1. Üstadı sayenizde bir kez daha saygıyla anıyorum.Sözleri de,yazdıkları da kendisi de harika.👍

    YanıtlaSil
  2. Çok güzel Teşekkürler.

    YanıtlaSil
  3. bütün sözler nasıl işliyor ruhuma, nerde böyle ince gerçekten dokunan sözler yazanlar şimdi ellerinize sağlık

    YanıtlaSil
  4. Harikaydı paylaştıgınız ıcın tesekkurederız :)

    YanıtlaSil